Gece Edebiyat

Sıradaki

-Sıradaki!

 Sesinden yetmişlik bir Muzaffer Amca izlenimi edindiğim adam, beni odasına davet etti. Elimde dosyam, çekingenlikle araladım kapısını.

-Merhaba efendim. İyi günler, ben…

-Yazar olmak istiyorsun ve bir gün değerinin anlaşılacağına inanıyorsun.

-Yani şey…

  Kelimeleri ağzımda gevelerken masanın üzerine baktığımda isminin Seyfi olduğunu öğrendiğim adam bacak bacak üstüne atmış vaziyette piposunu içiyordu. O an pek de tekin olmayan bir yerde olduğumu anladım.

-Eee delikanlı, anlat bakalım. Ne üzerine yazıyorsun?

-Efendim ben polisiy…

-Seyfi amca. Bana Seyfi amca diyebilirsin.

  Burası kesinlikle tekin bir yer değildi.

-Efendim ben, yani Seyfi amca, polisiye ve macera türünde yazıyorum. Elimdeki dosya üç yıl önce başlayıp henüz bitirdiğim bir romana ait. Arkadaşım dedi ki, siz yazar olmak isteyenlerin önünü açıyormuşsunuz.

-Öncelikle şunu bil delikanlı, burada yazı işleri biraz farklı yürür. Biz resmi bir kurum değiliz. Bu nedenle sana merdiven altı yayınevi izlenimi vermiş olabiliriz. Bunun hiç önemi yok, yaklaş ve beni iyi dinle.

  Seyfi amcaya doğru yaklaşıp dikkat kesildim.

-Birkaç aya kadar bu dosya, ülkenin en popüler romanına dönüşecek. Sende o ışığı aldım.

  Bu sözleri dedikten sonra piposundan bir nefes daha çekti ve tam yüzüme doğru üfledi. Öksürük nöbetine tutulmam dışında her şey normal görünüyordu Seyfi amca için.

-Amma güçsüz ciğerlerin varmış senin de. Kazanacağın parayla şöyle en kalitelisinden bir tütün alır, zamanla alışırsın.

-Ben tütün kullanmıyorum efendim. Eğer yapabileceğim başka bir şey yoksa…

-Kullanırsın, kullanırsın. Sana vereceğim kâğıda bir imza alacağım. Sonra gidebilirsin. Dosyada telefonun yazıyormuş. Ben seni arayacağım.

  Israrla sözümü kesiyor oluşu canımı sıkmaya başlamıştı. O an tek isteğim, dosyayla birlikte odayı terk etmek ve Seyfi amcayı hayatımdan çıkarmaktı. Yapamadım. İç gıcıklayıcı sesle açılan çekmeceden mürekkep kutusu çıkardı ve birkaç damla mürekkebi dolma kaleminin içine doldurdu. Hayatımın pişmanlığı olacak imzayı atmam için kalemi uzattı ve kâğıtta yazılanları okumama fırsat vermeden bana o imzayı attırdı.

-Tamamdır evlat, ben seni arayacağım. Sıradakiii!

  Aranmadım. Bunun üzerine Seyfi amcanın olduğunu sandığım telefon hattının kapandığını öğrendim. Tam dört ay sonrası ise şiddetli pişmanlık sancılarımın miladıydı.

  İşten çıkmış eve dönerken her zamanki gibi yol üstünde bulunan kitapçıya uğramıştım. Polisiye türü romanların arasında gezinirken üç senedir çeşitli düzeltmeler yaparak bitirdiğim ve “Duvardaki Yumru” adını verdiğim romanım tam karşımdaydı. Heyecanla aldım elime. Sayfalarını hızlıca çevirdim. Yazdığım her satırı tekrar hatırladım.

  Sevincimden kızaran yanaklarım, kasaya kadar bana eşlik etti. Eve gidiş yolumda “Seyfi amca hakkında çok yanlış düşündüm.” diyerek kendime kızdım. “Eminim beni yakın zamanda arayacaktır.” diye de telkinde bulundum.

  Yolun sonunda kitabı tekrar elime aldım ve pişmanlık sancılarım, midemde patlak verdi. Üç senedir emek verdiğim kitabın yazarı M. H. Wells adlı bir yabancıymış meğerse.

Ece ÖZER, 17.05.1998 tarihinde Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Süloğlu Cumhuriyet İlköğretim Okulunda bitirdikten sonra daha iyi bir öğrenim görebilmek adına ailesi ile Edirne’ye taşındı. Ortaokul dönemlerinde çeşitli öyküler ve şiirler yazdı. Onu yazmaya teşvik eden olay, 12 yaşında katıldığı şiir yarışmasında derece elde etmesiydi. Lise dönemi süresince de yazmaya devam etmesinin yanı sıra sinema sektörüne ilgi duymaya başladı ve 2014 yılında Akademi Edirne 2 adlı projenin Sinema Atölyesi’ne katılmaya hak kazandı. 7 ay boyunca çeşitli sanatçılardan eğitim aldı. Sene sonunda arkadaşlarının da katkısıyla çektiği kısa film ile 7. Gençliğin Gözünden Türkiye Liselerarası Kısa Film yarışmasına katıldı ve derece elde etti. 2016 yılında, liseden mezun oldu ve o yaz evde tek başına üniversite sınavına hazırlanmaya başladı. Bu esnada ona en büyük destek İnstagram üzerinden açtığı hayalleregidenyolum adlı çalışma bloğu oldu. 2017 yılında Anadolu Üniversitesinde İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünü kazandı. Bu süreçte yaşadığı tecrübeleri daha detaylı anlatıp büyük kitlelere ulaştırabilmek adına Wordpress üzerinde aynı isimle bir blog açtı. Halen çeşitli konular hakkında yazmaya ve kendini geliştirmeye devam ediyor.

Translate »