Gece Edebiyat

Eksik Tarafım Kimsesizdir

Gözünün içini güneşe boyamak istiyorum. 

Adını beyaz gecelerde bulmak.

En yüksek tonumda hitaplar bulmak ve bir çok gerçekleşmeyecek detay daha.

Kaderin ve ona tabi olanların ölüm ödemeleri peşin yapılmıştır.

Ama biz yani senin ve benim gibiler.

Bir nişane aramayanlardan olmayı yeğlemedik mi kalan ömürlerimiz de.

En güzel çocuklar, henüz yaşayamamış olanlar değil miydi!

Sarp dağlar heybetlerini biz küçük insanlarda mı kanıtlayacaklar?

-Alfabeler tükenmiyor, sorular zorlaşıyor.

Cevaplar bulunmuyor değil niyetler anlaşılmıyor.

Kani geldiğim bu duruma bir mumda sen yak istedim.

Fakat eğer istemeseydim de döner miydin?

Ve ben istemediğim için suçlu hisseder miydim?

Dediğim gibi kadere inanmayanlar, bahtın üstünde yatanlardır.

Bizim her uykumuz bir nadas.

Özellikle söylemeye yelteniyorum bunu.

Hala güçten düşmemişken, hiç gücü olmayan adına.

En fakirin en zengine olan minneti hayrete düşürüyor beni, en zenginin en fakire olan iğreltisi karşısında.

Onun yerinde olmak istemeyişi bir yana yer yer kendi olabilmesi için onun gibilerin öldüğü bir düzene boyun eğmesi de hayli ironi taşıyor içinde.

Neyse ki herkes yıldızlara bakabiliyor şimdilik.

Fakat kimse yaşamıyor içlerinde.

Nefes meselesi tabi, durum ciddi.

Safahatlar nasıl işlemişse içimize, artık bir yol ararken bin tane bozar olmuşuz.

İçimize sinmezken bazı gerçekler, biz hep diğerlerinden taraf durmadık mı?

-Evet, durmuşuz. Sanırım isteğimiz dışında gerçekleşmiş.

Hayır hepsinin yaşanmasını biz istedik.

Soğukları davet edip duvarları biz yaptık.

Peki ya merdivenler, kaosun basamakları.

Bizi bizden uzaklaştıran küçük çaplı engellerdir onlar nitekim.

Bir bilgenin de öldüğü gibi.

Bildiğim uğruna öleceğim, sanırım.

-Ya bilmiyorsan doğruluğunu

Doğruluk nedir ki?

-Gerçekliğini demek istedim, hiç mi önemsemiyorsun.

Gerçeklik, dokunamayacağın kadar sahte ve değişken.

-Abartıyorsun, lisede de böyleydin zaten.

Hayır gayet eminim.

-Ellerimi tut.

Evet, tuttum.

-Yeterince gerçek mi?

Hayır değil.

-Kalbim, bak orada atıyor.

O seni yıllar önce terk etmiş, sadece gürültü yapıyor.

Translate »