Gece Edebiyat

Avuç İçindeki Erik Ağacı

 Güneşli bir 1992 öğleden sonrası, mahalle arasında halı yıkayan teyzeler ve “Seni namussuz seni, gel buraya” diyen bir annenin isyanıyla, gün devam ediyordu İstanbul’da. 9 yaşındaki Hikmet, bir yandan koşup bir yandan “Tamam tamam, bir daha erik çalmayacağım” dese de anne terliğinden kaçamazdı.

-Ah anacım, akıllanmayacak bu Saliha’nın oğlu. Arap sabununu uzatıver Sevim.

-Öyle komşum öyle. Geçen yaz kiraz toplayacağım diye iki kolunu da kırdıydı ya, akıllanır sandık o zaman ama nerede…

-Hele bir büyüsün de olgunlaşır. Allah vere de o zamana kadar Saliha sinir hastası olmasa.

  Bir hafta kadar sonra Hikmet, evden oyun oynamaya diye çıkıp pazara gitti. “Sırt çantanı niye alıyorsun Hikmet?” diye sorunca annesi, hızlıca sıraladı yalanlarını.

-Topum var, misketlerimi aldım, bir de çok acıkıyorum diye babaannem salçalı ekmek koydu. Hoşça kaal.

  “Bu oğlanla işimiz var, işimiz…” diye söylenerek ev işlerine geri döndü Saliha Hanım. Hikmet ise pazara gidip çantasındaki örtüyü yere sermiş, üzerine bir bahçeden çaldığı erikleri diziyordu. Kırk yıllık pazarcı gibi gür sesiyle bağırmaya başladı:

-Gel abla geel gel. Kütür kütür erik burada, geel.

-Kolay gelsin evlat.

-Buyur ablam ne kadar vereyim?

-Hepsini alıyorum.

-Yaşa be abla, sana bir güzellik yapayım hemen.

-Kendi eriklerime para mı vereceğim bir de?

   Kadın, Hikmet’i uzun zamandır tanıdığını ve bahçesine girdiğinde kendisini nasıl görmezden geldiğini anlattıkça, Hikmet kızardı da kızardı. Pazardaki karşılaşmalarını ailesine anlatmamak için tek bir şart koştu kadın:

-Eğer kabul edersen ömrünün sonuna kadar bahçemden erik toplayabilirsin.

Hikmet hızlıca başını salladı ve kabul etti.

  Aradan 35 yıl geçti. Hikmet kızıyla birlikte yeniden büyürken, pazardaki kadına verdiği sözü hiç unutmadı.

-Bu sepet de doldu baba.

-Tamam kızım ağaca yasla sen onu. Alacağım birazdan.

  Hikmet’in zamanında kadına verdiği söz; bir erik fidanı dikmek ve yetişen her bir meyvesini çocuklara dağıtacak olmasıydı. O gün kızıyla birlikte bir zamanlar diktikleri fidanın eriklerini toplayıp arabaya yerleştirdikten sonra kadının evine doğru yola koyuldular. Son 5 sene olduğu gibi bakıcısı açtı yine kapıyı gülümseyerek.

-Aaa, Selma abla bak kim geldiii. 

  Hikmet ve kızı, içeri geçtiler. Kadın koltukta oturmuş, tanımaya çalışır gözlerle onlara bakıyordu.

-Selma abla beni hatırladın? Hikmet ben. Bak bu sene de geldim sözümde durduğumu anlatmak için sana. Nasılsın, sağlığın yerinde mi?

  Kadın, hiçbir hatırlama belirtisi göstermiyordu. Hikmet cebine koyduğu üç eriği çıkardı, ona doğru uzattı.

-Bahçenden eriklerini çalardım da göz yumardın hatırladın mı? Bak, bunlar kızımla diktiğimiz erik fidanından. Şimdi pazara gidip hepsini çocuklara dağıtacağız.

  Yüzünde yavaşça tebessüm belirdi kadının. Önce avucunun içindeki eriklere, sonra hatırasındaki o küçük haylaz çocuğa baktı uzun uzun. Herkes, konuşması için ağzının içine bakıyordu. Derin bir nefes aldı ve bozdu suskunluğunu:

-Çok büyüdün Hikmet, çok…

Ece ÖZER, 17.05.1998 tarihinde Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Süloğlu Cumhuriyet İlköğretim Okulunda bitirdikten sonra daha iyi bir öğrenim görebilmek adına ailesi ile Edirne’ye taşındı. Ortaokul dönemlerinde çeşitli öyküler ve şiirler yazdı. Onu yazmaya teşvik eden olay, 12 yaşında katıldığı şiir yarışmasında derece elde etmesiydi. Lise dönemi süresince de yazmaya devam etmesinin yanı sıra sinema sektörüne ilgi duymaya başladı ve 2014 yılında Akademi Edirne 2 adlı projenin Sinema Atölyesi’ne katılmaya hak kazandı. 7 ay boyunca çeşitli sanatçılardan eğitim aldı. Sene sonunda arkadaşlarının da katkısıyla çektiği kısa film ile 7. Gençliğin Gözünden Türkiye Liselerarası Kısa Film yarışmasına katıldı ve derece elde etti. 2016 yılında, liseden mezun oldu ve o yaz evde tek başına üniversite sınavına hazırlanmaya başladı. Bu esnada ona en büyük destek İnstagram üzerinden açtığı hayalleregidenyolum adlı çalışma bloğu oldu. 2017 yılında Anadolu Üniversitesinde İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünü kazandı. Bu süreçte yaşadığı tecrübeleri daha detaylı anlatıp büyük kitlelere ulaştırabilmek adına Wordpress üzerinde aynı isimle bir blog açtı. Halen çeşitli konular hakkında yazmaya ve kendini geliştirmeye devam ediyor.

Translate »