• Gece Edebiyat

    Anlatabildik Mi Hikayeyi?

    Duruşma salonunda bir esrarkeş yutkunur. Soğuk terler şakaklarından aşağı çenesine doğru yol alırken; kimisi soğuktan donuyor yüzünde yeni hatlar oluşturuyor, kimisi de çenesinde bir çatının mazgallarından düşen yağmur damlaları gibi sallanıyor. Duruşma salonunda bir esrarkeş yutkunur. Dupduru bir rezaletti yaşananlar. Korkma zihninde tavan yapsa da korkular Korkma karnına saplı bıçak elbet birgün çıkar. Dört kardeş, Dört düşman, Dört sigara, Dört şarap, Dört hayat, Dört mezar. Bir ihanet maddesi ihlal etmek eski dostumun gençliğini alır azar azar. Korkma unutmuşlar arasında, Kardeşin yemin etti seni kehanete yazar. Sakın korkma! Ben hesapladım az bir zaman Olması için mucizeler fırlayacak kara dumanlar arasındaki dolunaydan. Korkma. Hayat bunu da unutturur Unutunca tekrar hapı yutturur. Duruşma salonunda bir…

  • Gece Edebiyat

    Haydar

    Şimdi bu bir suç mudur? Kurtuluş mudur? İdam sofrasında karnı doymuş cellat yazdı kanlı elleriyle vasiyetini. Hayat bir film değil. Eğer kötü olan sizden güçlüyse o kazanır. Bırak bir yerlere koşturmayı, oku. Öldürdüğün hayatların seslerini, yüzlerini kabuslarında görmeye devam edeceksin. Neydi bile bile öldürdüklerin? İnsanın sonu gelse bile yine de gülmekten kendini alamayacak. Öyleyse iyi dinle Midas kulaklı. Dünyanın tüm hazineleri insanoğluna ait olsa bencilliğinden şüphesiz yine kaos çıkaracak. Yok edip dursan da yaşayan yerlerini, Teker teker harcasan da gençliğini, Böyle bir kahroluş ile yitip gitse de hayatın, emeğini satmaya devam edeceksin. Emekliliğini göremeyeceğin kesinleşmiş ciğerlerinde. Satacaksın çünkü satmak zorundasın yaşamak için. Satacaksın çünkü herkes bir noktadan sonra fahişedir farklı sektörlerde. Dünyada ateşe girmekte var. İyisi kendin girip atlamak içine.…

  • Gece Edebiyat

    Unutma

    Aslında hiçbir şeyin faydası yok.Memleket dediklerini etraflıca kuşatmış kolluklar, kırık pencerelerde yoksulun feryadını susturmak zor.Soğuktan kızarmış ellerimi hissetmediğim bir sabahta sigaramı yakmaya çalışıyorum.Baharını kaybetmiş bir iklimdeyim. Evvela ne desem içime, biçare geri dönüyor kalbime.Birkaç senemizi piç etmiş olmanın tutuksuz yargılaması devam ederken mujgânımda, kulağıma çınlayan bu sözlerle duruldum bir anda;”Böyle yürüyeceğiz artık, buruk gülecek ağzımız. Yarım kalacak bir şeyler. Bırak öyle kalsın “Sonra gökyüzüne baktım, anlamlandırdığım her şeyi özlemeyi bıraktım. Hüzünlenmek yok, kaybetmedik ve kazandıklarımız çok. Zira; “Hatalar harikadır, denediğini gösterir.” demiştin.Adalet dedikleri, gökyüzünde solgun bir yıldızın karanlıkta kayboluşu gibi. Yani bu simsiyah bataklıkta çaresiz bir fer. Büyük, eşsiz ve derin mi derin. Pekte önemli değil söylediklerin. Biraz rüşvet yeterli…

  • Gece Edebiyat

    12.12

    Ayrı baş çekmekmiş, fezlekeye yazdıkları düşlerim. Lügatlarındaki argosu serserilikmiş. Kanunlarına göre esaretlik fikirlermiş. 12 Aralık gecesi, Nefes aldığımı bile hissetmediğim bir yerdeyim. Özgürlüğün berisinde oturmuş, çaresizliğimle dertleşiyorum. Evsizim. Penceresizim. Yorgun ve sessizim. Bu dolunayda biraz da sensizim. Bu gece yıldızlar olacak mürekkebi kalemimin. Dört duvar olacak çizgisiz defterim. Kafamdaki adamların tartışmaları bitmiyor, sesleri düşüncelerimin içine içine işlerken kalkıyorum ayağa tüm dengesizliğimle. Bağırıyorum ciğerimdeki son nefesi tüketirmişcesine. Uyandır beni bu kabustan diyorum kendime. Uyandır! Zira ayaklar yere basınca her şey daha da zorlaşıyor. Akabinde seni sevmenin saadeti kaplıyor içimi. “Elinde başka ne kaldı ki?” Kalmadı sahi. Hayat ne garip değil mi? Dün güzelliği damağında kalmış bir gecenin sevinciyle güne merhaba derken,…

Translate »